Sarı felaket kapıyı çaldı

 

Gökhan Karakaş / İSTANBUL – Hava ısınınca müsilaj kabusu hortladı. Doğu Marmara ve Prens Adası açıklarında küçük müsilaj kümelenmeleri tespit edilirken, manzara bilim insanlarını tedirgin etti.

Marmara Denizi’nde sarı-kahverengi-beyaz köpüksü yapıya sahip müsilaj 14 yıl sonra 2021 Mart ayında görülürken yaz boyu etkili olmuştu. Balıkçıların 25 gün önce sezonu kapatmasına ve turizm tesislerinin Temmuz ortasına kadar açılmamasına neden olan müsilaj, bilim insanları ve ilgili bakanlıkların çabaları sonucu 110 gün sonra giderilmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başlattığı ‘Marmara Denizi Eylem Planı’ çerçevesinde bilim insanlarının çalışmalarıyla giderilen müsilaj bazı bölgelerde yeniden kendini gösterdi.

Marmara Denizi genelinde görülmemesine rağmen Doğu Marmara’nın açıklarında, Prens Adaları’nın arkasında ve Tuzla-Bayramoğlu hattında görülen sarı tabakanın müsilaj olduğu belirlendi. Tuzla sahilinde müsilajı gördükten sonra endişesini dile getiren Handan Aldoğan, “Geçen yıl Tuzla sahilimizi yok eden ve en güzel günlerde buralardan gitmemize neden olan kirliliğin geri döndüğüne inanmak istemedim ve çok üzüldüm. Yetkililer önlem alırsa yoğunluk kazanmayacaktır. 2021 yazı gibi bir çevre felaketi yaşamak istemiyoruz” dedi.

Beşiktaş’ta da görüldü

Müsilaj konusundaki bilimsel çalışmalarıyla tanınan Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı ise “Yüzeyde gördüğümüz sütlü kahve tonundaki küçük kümelenmeler ne yazık ki bir çeşit müsilaj. Çok farklı tiplerde müsilaj söz konusu. Bu da onlardan bir tür” tespitinde bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Müsilajla mücadele için elimizdeki tek araç kirlilik yükünü azaltmak. Marmara Denizi bu kadar kirlilik yükünü kaldıramıyor artık. Aşırı azot-fosfor yükü doğal döngüleri etkiliyor ve sonuçta müsilaj ortaya çıkıyor. Nedenleri ortadan kaldırmadan sonuçların değişimini beklemek, hayal. Madem ki ileri arıtma yapımı için 3 yıl gibi bir zamana ihtiyacımız var. O zaman Marmara çevresinde yaşayan insanların bireysel katkılarını sürece dahil edecek bir kampanya yapmalıyız. Sanayi kuruluşları üzerindeki denetimi artırmalıyız. Denizin zamanı yok, acilen merkezi ve yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları denize yardımı sağlayacak bireysel kampanyalar başlatmalı.”

İlk müsilaj birikintileri Beşiktaş sahilinde de ortaya çıktı. Hava sıcaklığının artmasıyla birlikte Barbaros Meydanı’nın kıyısındaki 3-4 metrekarelik su yüzeyinde görülen müsilaj kirliliği, gelecek günler için endişeye neden olurken, öbekleşmesinin olduğu kıyıdaki plastik atık kirliliği de gözlerden kaçmadı. Öte yandan Eski Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk de yaptğı paylaşımda; “Marmara Denizi müsilaj kusmaya başladı. Marmara denizi diyor ki ‘Ben kirlendim.’ Azot ve fosfor kirlilik yükü yüksek atık su vermeye devam ederseniz Marmara oksijensiz kalabilir ve kademe kademe eski Haliç’e dönebilir” açıklaması yaptı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.